Karay’ların Köyünde Adım Adım Tadım; Unter & Press

07/06/2015

Karay’ların köyü elbet şu sıralar hipster’ından bohemine en pur-i pak ak Türk’ünden orientalismin efsunlu dumanlı büyüsüne kapılmış occidental gezginlerine her renk, şekil boy portresinden insanı kendine çekmekte.. eee ben niye direneyimkine?

Ayrıca Kuzguncuk’ta doğup büyümüş olmanın havasından suyundan elbet bir…. ne var gerçekten? Bizim Museviler çoktan bir kısım Bağdat Caddesi yolcusu bir kısım ana vatana vuslat acep Karay’lar nerdeler?

Neyse bünyede keşif çanları, vapur’dan  … değil motordan 🙂 inip hemen aşırı aç olmamız sebebiylen daha yakın diye Mahalo’ya gittik. Allah’ım bu işletmenin prensipleri beni benden alıyor. Kahvaltı sadece pazar yapılan bir şeydir hepimiz de Fransız. Cumartesi kahvaltı etmeyi düşünmüş zavallılardansanız Allah rızası için kruvasan var içine katık yapıp – hani Fransız eleganlığı – sandiviç haline getiriyorlarmış… sağolsunlar. 11:30 itibariyle (gerçek) sandviçler henüz çıkmamış. Yani öğünler konusunda da prensiplerimiz var. Allah’ım açım!!!

Hal böyle olunca biz tabana kuvvet klasik Karaköy zone’a gazlandık. Namlı full çekiyor bu çekişte katkısı olsun isteyen halk gönüllü sosyal hizmetler çerçevesinde kapısında da inci inci sıralanıyor … bravo walla.

Biz orayı transit geçtik, Karabatak civarına doğru, baktık Unter’de yer var hem de dışarıda hemen çöküverdik.

Burası full çekmemekle yine de epey kalabalıktı. Bir süre bizden önceki işgal kuvvetlerinin bıraktıkları izlerle bakıştık sonra biri geldi eskileri kaldırdı, yeni çeyizlikleri dizdi, menüyü getirdi, biz de sipariş verdik. Tüm bu işlem bi 20 dakika sürmüş olabilir. Herkes bekleme süresi – servis reaksiyon zamanını kendine göre değerlendirsin. Benim bakış açım hüsn-ü niyet çerçevesinde kalabalıklara yetişmenin zorlukları olduğu yönünde.

Biz menemen, kahvaltı salatası, arkadaşım çay ben americano sipariş ettik, americanonun yanında süt bile istedim. Sonra servis yapan çocuk hafta sonlarına özel annelerimiz yapmışcasına poğaça-böreklerimiz var dedi ki bundan 5 dk önce siparişi vermemizden bir kaç dakika sonra arkadaşım ben aslında sanki böreğe hasretim serzenişlerindeydi. Evren bu sefer sinyali havada kapmış.

Önce sıcak olaraktan – mikro dalga hayli muhtemel –  börek, poğaça geldi. Anneminkilerle karşılaştırmak – ki annem başlı başına bir konu; yazı ile değil kitabı dolduran cinsten – işletme için haksızlık. Bir de ben bu ürün grubunu pek aramıyorum ama kişisel fikir not ok.

Bu arada içecekler de geldi lakin benim parça sütsüz.

Sonra menemen geldi ki bir alex; hafif acı içinde taze otlar …. günün en güzel birinci anı.

Ben sütü hatırlattım, menemen’e gömüldüm. Sonra menemeni müteakip kahvaltı salatası geldi. Şimdi bu konsepti ben çok sevdi. Tüm söğüşsel öğeler, otlar, peynirlerden lor, zeytinlerden siyah – yeşil, ceviz bi de kenarda en nostajikinden salça. Bittabi zeytinyağı limon falan filan.

Bu aşamada ben sütü tekrar hatırlattım.

Az sonra kızarmış ekmeklerle beraber fazla bekletilmekten mütevellit müessesenin ikram çayıyla beraber arz-ı teşrif ettiler. Ben çay da içmeyengillerdenim, işletme sanırım iktidarsal eğilimlerden yüzde elli çoğunluğu mutlu etmeyi yeterli buldu 🙂

Burasını, bu arada gerçekten laf çakmak amacıyla değil, sen ne sevimli şeysin sen sevgili absürd işletmem sempatisi uyandırdığından yazdım.

Şimdi geri dönelim kahvaltı salatasıyla kızarmış ekmeklere…bu arada menemen esnasında ekmek servis edilmediydi ki benim açımdan burda da sorun yok, onu da aramam – sanırım işletme sorunsuz müşteriyi gözünden tanıyor – aramam ama not ederim – ki bu aşamada işletme gözel becerilerde yakaladığı başarıyı fil hafızasal kindarlıkta yakalayamıyor :)P

Kısaca benim açımdan problem yok, problem yapacak vatandaş not ediversin.

Bir de salata süper ki içindeki salça da TT’dir kesin ama benim değil 7 en pür-i pakından göbek göbek İstanbullu benliğim salçalı ekmek olayını bi yere konumlandıramıyor. Neticesinde salçalı ekmek işte deyip geçiyorum.

Doyma hedefi sonuçlandırılıp sosyal medya için gerekli çalışmalar tamamlandıktan sonra hesabı istedik. Onun da muvaffakiyete ulaşması bir zaman aldı.

Ben bir daha giderim evet ama servis beklentisinin nihilizm boyutlarındaki başarısını göze alaraktan.

Oradan keyif kahvesi içeceğimiz mekan arayışına giriştik. Önce methini fazlasıyla duyduğumuz coffeesapiens’e yollandık lakin doluydu. Biz de ikinci tercih press’e konuşlandık. Ben Guatemala arkadaşım doğru hatırlıyorsam Costa Rica tercih etti. Ben yine yanında süt istedim.

Kahve güzel en yumuşağın bir sertiymiş (menüdekilerden tabi) mekan sakin, rahat. Menüleri hayli politik-anarşik pek eğlenceli.

IMG_5731IMG_5723

Her iki mekandaki servis elemanlarını da sevdim, hem yardımcı hem sevimli, snobluktan uzak burunlar kesinlikle öyle karış karış havalarda değil, yani bi daha gidilisi kategorsine alabilirim 🙂

2 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Burci dedi ki:

    Hee gidelim hakket 😆 bi post da akpinar”a aliim.

    Beğen

    1. basakebcim dedi ki:

      Kibrisa full egilicim ozel olaraktan ne de olsa canim Kibris ❤️❤️❤️

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s