Duygu’lu Coffeetopia Keşfi

19/05/2015 Salı

Öncelikle ben bu Coffeetopia’nın uzun süredir önünden geçerdim, yani geçen son bahar geçtiğimi hatırlıyorum. Daha öncesi atmasyona bağlamak olur, tam emin değilim. İnstagram’da takip ettiğim kahve – yeme – içme sever tayfa’dan biri flat-white’ını sıradan bulduydu. Üstün gurme yaklaşımımlan tabiki bu yoruma ooo skandalların en karası diye bakmadım.

Ama ben de alışkanlıklarına sıkışıp kalmış bir fani, dünyada misyonunu gerçekleştirmek için işaret bekleyen kendi halinde bir beşer olduğumdan ismini zihnimin hiç de paslanmaz olmayan çelik kaplı kasalarının birine ileride kendime miras olmak üzere gömdümdü.

EEWY7026.jpg

Tabiki bende de bir şaşkın sincaplık var yani her gömülenin çıkacağının garantisi … bila keyfe..

Ben hep 3 adım ilerideki Brew coffee works’e gider idim. Son gidişime kadar da İstanbul’da en uygun fiyat-kalite dengesi bence burdaydı. Hem Osman Hamdi’nin ruhumun derinliklerine hitap etmesinden mütevellit kocaman varlığı, hem canının istediğinin anında kafasını uçuran red queen’in afacan-gaddar bakışları – ki burada arızalığın boyutlarına vakıf olunmadıysa deli-ölü bağlamında hepimiz birimiz birimiz hepimiz için…Yani kısaca içerde kendimden bol yansımalar gördüğüm ve kahvesini hayli sevdiğim bir yerdi.

Bir de nedense Eminönü – Sirkeci ekseninin en kalabalık anlarında bile bir vaha olurdu. Lakin orası da her fazla oturmuş Türk işletmesi gibi kendi yoluna gitti. ***

En son gitmemde artık kokusunu, tadını, sertliğini, aromasını ezbere bildiğim lattesi bana bir yabancı geldiğinde içimde keşif çanları çalmaya başladı.

Ama tabi Coffeetopia aklıma gelmedi ilk. Mahalo belki diye ısınma turları atarken instagram hesaplarında birbirine yorum yapan kahve uzantıları gördüm. Dedim ben bu hesapları da takip ediyim bir coffeebee’nin çekirdekten kaçmaması lazım 🙂

Sonra tabiki bir dinazorun kuyruğunda hissetmesi gereken acının beyni tarafından algılanması için gereken süreden bir hayli zaman sonra genelde fotografik çalışmayı tercih eden hafızam full görüntü halinde Coffeetopia’yı aklımın gereken köşesine getirdi. Sağolsun …. geç olsun güç olmasın di mi 🙂

Coffeetopia’ya doğanın debisi kuvvetli, desibeli yüksek en en en force of nature’ı sefkili kuzenlerimin en sevimlisi ile gittim. Şimdi bu aşamada ice latte içtiğimi hatırlamamın bir başarı olduğunu kendisini yakinen bilip sevenler takdir eder. Takdir edecek ehliyete sahip olmayan okuyucu ile benim durumum aynı. Önümüzdeki maçlara bakıcaz.

Ama, elmalı tarçınlı kek gerçek bir alex. İce latte güzel. İçeride bir bay ve bir bayan servis elemanı gayet agreeable – canım Jane Austin – İçerisi dar ama fezanın derinliklerine doğru genişliyor. Yani üst katta klimalı aile etajer ve fiskos alanımız mevcut.

Bi de latte içiyim sonra final kararımı açıklayacağım.

PS: Brew Coffee Works benim 3rd wave ilk aşkım o bakımdan kendisinden kopmam söz konusu değil sadece ilişkimize bir süre ara verip sonra kaldığımız yerden devam etmeyi umuyorum 🙂

PS 2: evet görsel konusuna hiç çalışmamışım maalesef 😦

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s