Tabi ki Gez Dünyayı Gör Konyayı Gezi Rehberi

Canım Ferhan Amcacığıma selam olsun….

09-10 Mayıs 2015

Konya benim full giriş gelişmeden bir sonuca bağlanmış paragraflara döktüğüm ilk gezim meaning daha önce gezerken not alırdım da daltonlar kaçtı stop red kit yetiş stop içeriğinden öteye gitmezdim. O zaman bakalım neler karalamışım 🙂

Köşe bucak gezme hemşirelerimden Yasemin soğuk bir Ocak pazar sabahı ben Konya’ya Pegasus’tan ucuz bilet aldım ilgine bilgine dedi. Sonra yine kendisi Hotel Ney bizim için pek ala hem fiyat hem konum yeme de yanında yat buyurdu. Sonra başladık beklemeye….. 🙂

Biz Konya’ya gidiyoruz acaba ne var etrafta gezilecek filan diye biraz araştırma yapalım dedik, baktık pek bir şey yok, o zaman herhalde çok bir şey yok saflığına bırakıp kendimiz aman canım biz nasılsa Mevlana’yla Şems Tebrizi’ye gidiyoruz yeter bize dedik. Bu arada Konya’lı arkadaşlarımız bile pek mana veremedi durup dururken yeşeren Konya aşkımıza 🙂

Bizim gerçekten ilk amacımız Mevlana Türbesini ziyaret etmekti onun için hafta sonu cumartesi sabah gidiş pazar akşam dönüş şeklinde aldık biletleri. Bu kısımda hata etmişiz biz ettik gezenti bünyeler etmesin farz misal ben Konya’da rahat bir hafta gezerim hadi siz 3-4 günde hızlı çekim tur yapın.

Hotel Ney’in yeri çok güzel, Mevlana Türbesine yürüyerek 5 dakika, çarşıya filan da tabi. Biz Hava alanından Havaş’la merkeze gittik, oradan da yürüyerek 10 dk’dan az sürüyor otele ulaşmak. Yer yön tarifi için bence ne otele ne etrafa pek yanaşmayın, yandex, google maps’ten şaşmayın. Otel oda/kahvaltı ama kahvaltı otelin tek başarısız olduğu alan diyeyim. Onun haricinde odalar temiz, meraklılar için biraz küçük … European standards… bir de odalar biraz sıcak kalın pijamayla gelmeyin. Personel baldan tatlı pek yardımcı, evimizin salonu sıcaklığında lobide her daim çay kahve ikramları var hem de gerçekten ikram tam Anadolu sıcaklığı aman ben sıcak suyuma şuradan bir bitki çayı sallandırayım demenize gerek yok pek ihtimam pek alaka her şey önünüzde 🙂

Mevlana Türbesine gelince, tabi biz de bavulları otele bırakır bırakmaz kendimizi otobüs otobüs Mevlana aşkıyla yanıp tutuşan teyzelerle beraber türbeye konuşladık. Türbe ve müze girişi ücretsiz bu arada. Tabi ki çok kalabalık ve itiş kakış önceden sular seller gibi çalışılmış uzmanlaşılmış.

Bütün bunlara rağmen 24 ayar saf huzur …. insan kendini veya en azından biz kendimizi iki gün boyunca türbenin kendisinden çevresinden alamadık.

Biz iki güne Aziziye, Selimiye, Piri Mehmet Paşa, İplikçi, Şerafettin Camileri, Hindi Mehmet Tavus Baba Türbesi, İnce Minare ve Alaaddin Camilerini sığdırabildik. Karatay (Medrese) Müzesi kapalıydı ama dışı çok güzel bir de Meram bağlarına gittik.

Merkezden yaklaşık 15-20 dakikada Meram’a ulaşılabiliyor – quick cozy city tour tabiki minibüs yolculuğu mevzu bahis. Ben Meram’a ayılıp bayılmadım. Mesire konsept yeşil + dere kebap eşliğinde ağaç altında demlenmece.

Meram’dan döndükten sonra Alaaddin Tepesindeki çay bahçesinde oturduk. Höşmerim yedik, çay kahve içtik. Höşmerim Balıkesir’deki gibi değil. Tekirdağ’da peynirle yapılan irmik helvasının unlu versiyonu gibi. Unu kaymakla karıyorlamış ki kaymak tadı hissediliyor. Sıcak servis ediliyor. Ben un helvası fan’ı değilim ama sıcak ve dondurmalı gideri var, gelmişken tadına bakılmalı. Arkadaşlarım çok beğendi bu da not olsun.

Oradan Otele döndük, yemek için mekan önerisi istedik. Bir önceki gün etli ekmek hayal kırıklığı olunca bu sefer hamili kart kontenjanına başvuralım dedik. Bolu Lokantası (Mevlana civarı Aziziye cad. Tel: 352 45 33) dediler – esnaf styla ama tabi ki bu stayla pazar günleri kapalı 😦 Bir önceki gün de Hacı Şükrü Fırın kebap’a gittiğimizde 15:00 itibariyle tandır kebap bitmişti. Yemekten yana şans kapımızı kırınca durumları … call 911 > back up plan; otel der ki Mevlana Sofrası > hemen türbenin arkası.

IMG_5287

Mekan çok başarılı, cozy not posh orta anadolu sıcaklığı. Bamya çorbası, bıçak arası ve köz kebap denendi. Ben kıl kuyruk pide türevlerinden de haz etmem yani bir daha yemem ama arkadaşlarım çok başarılı buldu, bamya çorbası da bir daha içmem ama denemek lazım, köz kebap başarılı.

Hazır yemelere içmelere dalmışken bir de Konya sarması var. Mevlana Türbesinin orada dükkanlar sıra sıra satıyorlar, biz Torku’nun bir bayisinden aldık gerçek tereyağı ile yapıyorlarmış yine ikram ihtimam 1500 bence onu da es geçmeyin.

Cumartesi akşamları Konya Kültür merkezinde ücretsiz izlenebilen sema gösterileri var. Yaklaşık bir saat sürüyor ve gerçekten büyüleyici. Bize izdiham oluyor dediler ama biz gittiğimizde normal bir kalabalık vardı, tesis de gayet ferah ama tabi girişte biraz itiş kakış yine mevcut.

Pazar uçağa gitmeden tekrar Hz. Mevlana’nın türbesine gittik. Bu sefer bir önceki günkü izdiham yoktu. Hem Türbenin kapanmasına yakın olduğu için hem de artık herkes evine yurduna dönmeye başladığı için. Bu sefer çok daha dingin ve keyifli bir gezi oldu. İnşallah yine görüşmek üzere deyip ayrıldık bizi ağırladığı için kendisine çok teşekkür ederek.

Konya güzel, düzenli bir şehir, insanları biraz nezaketten uzak yine de şehrin her bir yanından ayrı sürpriz çıkınca insan görmemezlik kalkanını açıyor. Roma’dan Selçuklulardan Osmanlıdan pek çok yapı / eser var görülesi. Ayrıca Sille köyü, Meke krater gölü filan bizim aklımızda kalan next time inşallah destinasyonları.

2015’te iyiki gitmişim rotalarından oldu Konya benim için bir de nedense burnumda tütüyor…

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s