Kalimera Hellas – Başlangıç seviyesi Atina Gezi Rehberi

Avrupa’ya giriş ama Orta doğu ve Balkanlardan kopamayış – elbette temasız gezemeyenler kulübü gururla sunar! Atina – yetmez deyip iki de ada ekledik 🙂

O kadar yazı yazıyorum genelde gayet geyik bari bu sefer kamu yararına üç beş bilgi vereyim de benim de gezenti bünyelere hayrım dokunsun 🙂

Şimdi İstanbul – Atina biletini aldınız. Otobüs-minibüs-metro her neyse hava alanına varıp uçağa binip Atina’ya vardınız, oradan şehir merkezine nasıl ulaşacaksınız? a) metroyla b) otobüsle. Kendini Avrupa görmüş sanan promosyon bilet avcısı havalı benlik (ımmm yani ben olabilirim…) a şıkkını tercih edip aslında bizim metro görünümlü banliyo treni komşi versiyonuna 10 eur verip, Syntagma’da (Atina’nın Taksim’i) inip gördüğü ilk güvenlik görevlisine gitmek istediği yeri söyleyip sevimli sevimli aktararak bu sefer gerçek metro ile oteline varabilir. Bu şekil aynı bizim banliyö treni gibi sinyalizasyonu kapalı olduğu anlarda kısa soluklu duraklamalar yapabilir.

Bir de hava alanından çıkınca direk Syntagma’ya giden X95 otobüsü varmış. 5 eur karşılığı merkeze varırmış, tabi ki de iş geliş gidiş saatlerinde bekleme yapabilirmiş.

Ay bir de Yunan toplu taşımasının grev anlarına denk gelmek durumu olabilir (mesela yine biz gibi) o zaman da paşa paşa 42-43 eur taksici bey amcaya bayılıyoruz. Ama rahat bir hizmet 🙂

Biz Larissa durağının dibindeki Ariston Hotel’de kaldık. Personel über sevimli – yardımcı, oda-kahvaltı gayet uygun fiyatlara. Kahvaltı beklentileri anca kıtlık sonrası tatmin edebilir ama tabi ekmek-peynir var 🙂 odalar temiz, duş başlıkları gayet efektif, ayrıca yanında Carrefour var, CF’de de 0,13 cent’e su. Burası Syntagma’ya metro ile 5 durak uzaklıkta. Girmesi çıkması 10 dakika filan sürüyor. Tekil metro biletleri 1.40 eur, 24 saatlik metro bileti (Atina’da 24 saat metro kullanacak yer bulabilirseniz) 4,50 eur – ama Pire’ye gitme niyeti varsa (kırmızı hattan Omonia’da yeşil hatta transfer) o zaman alın anacım yoksa ve yine de kullanacak yer bulmuşsanız size zaten 24 saatlik biletler yakışır. 4 günlük vs. filan da biletler varmış.

Bu kadar bilgi benim blogumun bir yıllık kamu hizmet borcunu ziyadesiyle karşılar kanımca 🙂 Ben kendi sığ dünyama geri döneyim.

ACROPOL’E GİRİŞ 101

Atina’ya bilet aldınız, otele yerleştiniz. İlk gün aval aval Ermou’da gezdiniz. Alfa & Mythos içtiniz. Plaka – Monastiraki’yi tavaf ettiniz, Atina hacılığı için bir Akropolünüz eksik kaldı. Bu arada kendisi metro kırmızı hat üstünde Syntagma’dan sonraki durak. O zaman giriş için 2 opsiyonlu bilet var. Akropol; Atina tapınağı, karyetidlerin olduğu tapınak, aşağıda Dionysus tiyatrosu, az ilerideki bildiğin taşlık – antik taşlar – ayol bir de kayıyo! – 20 eur, bu bilet Akropol only. Sonra bir de 30 eur’luk 6’lı kombine bilet var. Bu saydıklarıma (ancient + Roman) Agora, National Park’ın oradaki Hadrian’ın kütüphanesi, Olympieion, Kerameikos ve  Lykeion of Aristotle ek var. Bileti aldıktan sonra 3 gün boyunca gezme hakkımız varmış da bilet üstünde de tarih yok, 3 gün sürenin sonunda bilet bal kabağına mı dönüşüyor üzerinde çalışılması gereken bir konu …. ödev veren blogger…nasıl ama 🙂

IMG_6914
inşaat görünce izlemeye doyamayan amcalar 🙂

Biz Akropol ve ancient Agora, içindeki Stoa of Attalos müzesini gezdik. Bu kadarı bir 5-6 saat sürdü, sonra da aç gözlü benliklerimizi 3 ada vaadi bürüyüverdi 🙂

ATHENS FOR ONE DAY

Adına bakıp da sanki Atina’da gezecekmişsiniz izlenimi yaratan turumuz Hydra, Poros ve Aegina adalarına gidiş – geliş, teknede canlı müzik eşliğinde açık büfe öğle yemeği, öğleden sonra geleneksel Yunan dansları gösterisi ve otel transferleri dahil eğer sitesinden rezervasyon yaparsanız 78 eur ama illa da kaldığınız otelden almak isterseniz 85 eur 🙂 Bu üç ada Pire’ye mi bağlı, Atina’ya en yakınları mı, aman da gezilmezse hayatımızın en görülesi Yunan adaları eksik mi kalır? veya bizim başımız göğe mi erdi? İşte her şey kader!! Bazı şeyler sorgulanmadan daha rahat hazmediliyor 🙂

Sabah 8:00 akşam 20:00, ki bu sürenin 9 saati denizleri aş da gel çağrıları peşinde açık denizlerde midelerimizin salon midesi çepherinden nasıl çıkmadan durduğuna hayret ederek, sonra güney tekne turlarından biraz koylarda gezinip kendini akvaryum sulara atmaya alışmış bünyelerimize şok tam gaz neyi peşinde olduğunu idrak edemeyen zihinlerimizde sorular gittik, adalarda 3 saatten az kaldık, Poros’da programa pek dahil olamadı, ooops yetiştiremedik diyerek pas geçildi kendisi ama uzaktan güzel gözüküyordu. en uzak, en işkenceli yol ve ilk varılan ada Hydra. Pusların arasından rüya gibi karşıladı bizi. Turda en güzel olarak bahsettiler, güzeldi valla. 1 saat 20 dakika kaldık bol bol resim çektik, bir yerde oturup bir şey yiyip içmeye tabi ki de ne mecalimiz ne de vaktimiz vardı 🙂

Oradan Aegina’ya vardık en az bir 2,5 saat yol gidip. Aegina’da da 1:30 saat kadar kaldık liman çevresini gezip bir yerlerde oturup, Mythos, frappe, sakızlı dondurma kısaca Yunan denince midemizi şenlendirecek ilk aklımıza gelen ne varsa gömüldük. Yeme – içme komşide genel olarak güzel ama ikramlar da ayrı bir mutluluk kaynağı. Gittiğimiz yerde ilk başta sakızlı dondurma geldi, biz de bir birayı getirmek ne kadar uzun sürebilir ki diye düşünürken garson kardeşimiz başladı fındık-fıstık-cips vs masayı donatmaya… canım benim 🙂 Bu ada aslen büyükmüş ki öyle de gözüküyordu Allah için, Balkanların en büyük bazilikası filan buradaymış, klasik Yunan kalıntılarına asla da doymam diyen bünyelere vaadler 1500 müş … müş …. müş, teknede  20 ve 30 eur’luk bir uzaktan bakmalık bir de bağrına basmalık opsiyonlu turlar mevcut. İlla bu tura katılıp bir de yetmez ek tur bindircem diyenlere de ayrı bir hizmetimiz olsun.

Biz kahve-bira içip dondurma yemeyi tercih ettik. Entellektüel zihinler istedikleri kadar tartışsın Maslow rulezz!

4. gün bizim uçağımız sabah 10:00 civarıydı, otelde kahvaltımızı yaptık, Yunan toplu taşıması grevde olduğu için taksiye bindik hava alanına gittik. Otelimiz bizi taksiye kadar uğurladı bir de yanımıza yolluk fırından yeni çıkmış kruvasan verdi 🙂 Canlarım benim..

 

P.S. Ermou’nun sonundaki kilisenin orada cookieland var; dondurma, kahve, cup cake’ler, geleni geçeni izlemelik ambiyans, garson kızların tatlişliği bir alex!

IMG_6634

İlla Gyro (yunan döneri) merak edenlere en ünlüsü müdür, ala mıdır bilemiycem ama Syntagma metro durağına yakın Ermou üzerinde Bairaktaris var gayet başarılı, hepsi öyle midir bilmiyorum ama Yunan döneri bana bol kimyonlu lezzetli bir köfte tadı verdi.

Final P.S. yoğun yasemin kokularıyla blog yazmanın da kesinlikle bünyede mutluluk verici bir etkisi var – seviyorum haziran kokularını 🙂

En final P.S. Yunanistan’da bir yere oturduğunuz anda bir şişe su ikram geliyor, suya aşkla bağlı benliklere bol kalpli uygulamalar 🙂 bazı mekanlar özenmelere sınır koymayıp çok tatlı şişeler yapmışlar 🙂

IMG_6952

 

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s