Ada Olsun İlle de Yunan Olsun – PAROS Gezi Rehberi

Paros bildiğin kutumdan çıktı halbuki hiç de büyük düşünmüyordum. Hayat görmek istediğimizde tatlı sürprizlerle dolu! Yoksa benim kendimi Paros’da bulma sebebim bir senedir heyecanla beklediğim başka bir seyahatimin iptal olması. Nasip – kısmet 🙂

IMG_8741

Paros Türk gezmialemlerinin henüz rota / instagram hesaplarına pek almadığı bir ada ama bilen de hakkını full teslim ediyor. Efenim Mykonos’a çok benzermiş ama onun kadar pahalı değilmiş zaten çok yakınlarmış ama Yunan yerli turist, İtalyan ve Fransızlar tercih edermiş.

Adanın Merkezi Parikia imiş, Yunan adaları kadrolu karşılama değirmenleri bizi karşılarmış. Oralar da güzelmiş ama hayat – eğlence – piyasa adanın kuzeyinde olan, eskinin balıkçı kasabası şimdinin çekim merkezi Naoussa imiş.

İstanbul’dan ulaşım Atina aktarmalı – Türkiye’den direk vasıta yok.Ya uçak – uçak ya da uçak – feribot tercih edebilirmişiz – tabi ki bordrolu sgk seçenekleri yoksa ben jetimi kaldırdığım gibi Paros’a indiririm ya da açtım mı yelkenleri arkamda meltemi Paros’dan önce demirlemem diyenlere ok dışında sözümüz yok.

IMG_8743

Bu arada – tabi ki aç parantez 🙂 – meltemi şiddetli esermiş, denizcileri zorlarmış; bunu denizciler düşünsün; kumsalda yatarken güneşin altında sen ne de güzel serin serin esersin etkisinde ama plaj – deniz seçerken yerel halktan mutlaka melteminin şiddetine göre tavsiye almak gerekiyor.

IMG_8409

Biz 3 gece kaldık, sadece Naoussa’nın keyfini çıkarabildik, yani 2 gece daha eklenebilir ama 3 gün de bizi mutlu etti.

Biz uçak – feribot opsiyonunu tercih ettik. İstanbul – Atina Aegean ile oradan X96 havalimanı otobüsü ile Pire – ki 1 saat 30 dk.’dan fazla sürüyor yol. Bilet hemen otobüslerin oradaki gişeden veya otobüs şoföründen alınabilir. 6 eur bilet ücreti, otobüs de havalimanından çıkar çıkmaz karşınızda.

Pire’de 1 gece konakladık. Hemen liman ve metronun dibinde Elektra Hotel. Geceliği 50 eur. Temiz, yataklar rahat, bizim oda sokağa bakmasına rağmen çok sesli değil – klimalı gayet useful, tavsiye olunur.

Akşam 9:00 gibi otele yerleştikten sonra biz kendimizi hemen Monastiraki’ye attık. Otelin oradan M1 yeşil hat 15-20 dk arası bir sürede direk gidiyor. Cuma akşamı pek keyifli cıvıl cıvıldı. 00:30 son metro imiş, biz de kaçırmadan döndük otelimize.

Şimdi Pire’den Paros’a ulaşım kısmına gireyim biraz detaylıca; iki adet herkesce münasipliği kabul görülmüş firma var. Biri Bluestar ferries, diğeri Hellenic seaways. Başka şirketler de varmış ama güvenle seyahat edeceğimiz firmalar bunlarmış. Bluestar ferries yavaş (4 saat) Hellenic Sea Ways hızlı (2,5 saat) opsiyonmuş.

Saatleri bize daha uygun olduğu için biz Blue Star Ferries ile gittik geldik ama kombin yapmak da mümkün. Blue star’ın internet sitesini kullanmak da rahat Hellenic’i kullanmadığım için bilemiyorum.

Çeşitli opsiyonları var biletlerin. Ben pek bilmeden gidiş – dönüş ekonomi biletleri aldım. Bunlar önce gelen yeri kapar sınıfıymış. Temmuz – Ağustos yoğun aylar o bakımdan yer kapma becerisine güvenemeyenlere 7 eur farkla air seats tavsiye edelim. Yeri yurdu belli olan sınıf bu. Onun haricinde business ve cabin / kamara opsiyonları da mevcut.

Gemiler çok büyük, içinde yürüyen merdivenler filan var, restaurantlar, cafeler hediyelik eşya satan dükkanlar filan. Sarsmadan götürüyor ki hassas mideler için önemli bir ayrıntı.

Pire limanına gelirsek, o da maşallah pek büyükmüş. 7 – 8  (veya daha fazla da olabilir) ayrı terminal var. Merkez olan, havalimanı otobüsünün bıraktığı, çıkışında metro olan 7 ve 8 No’lu terminaller. Diğer terminallere ulaşmak için otobüs var. Biz bilmediğimizden 9:30 feribotu için 9:00’da limanda olduk ki bilette de öyle buyuruyordu, sonra acentadaki biletçi kız run forest run bu saatte zor yetişirsiniz diyerekten bizi ateşledi! Biz de şans eseri önümüzden geçen taksiye atladık. 5 eur tuttu fazla değil de yakın bir mesafe değil gerçekten yürümek için.

Bir de biletlerin basılması mevzu var gayet basitinden. İnternet rezervasyon onayını alıp acenteden, kiosklardan bastırabiliyorsunuz. Biz metro istasyonunun içindeki kioskdan bastırdık. Rezervasyon onay çıktısı ve pasaport göstererek alabiliyorsunuz biletleri.

Kanımca diğer adalardan hop on hop off feribotlar daha minnak olabilir ama bu feribot da bir kaç adaya birden uğruyor.

Parikia’dan Naussa’ya ulaşım da otobüsle. Limanın inince sağ tarafında otobüs terminali var. Çeşitli noktalara otobüsler kalkıyor. Gişeden alırsak Naussa bileti 1,80 eur imiş, her güzergah tarifesi yakınlık uzaklık durumuna göre farklılaşırmış. 15 dk gibi bir sürede Naussa’ya vardık. Otelimize yerleştik, Naussa merkezde Hotel Minoa. Pansiyoni’den hallice. Oda-kahvaltı gecelik 72 eur. Aile işletmesi. Pek sevimli, herkeslere tavsiye olunur. Tabi lüks değil ama temiz – sıcak (ailesel 🙂 – yoksa odalarda klima var!). Odalar balkonlu, tabi dışarıdan ses gelior, biz hiç rahatsız olmadık ama ses konusunda hassas olanlar düşünsün. Yataklar da gayet rahat. Biz ilk sabah uyanamamışız, kahvaltıyı kaçırdık zannettik 11:00 itibariyle, aaa olur mu hiç, oturun yavrucuklarım yiyin gari dediler 🙂

IMG_8761

Biz ilk gün otelin yakınındaki bir sahilde denize gittik, girdik diyemiyorum çünkü hem çok dalgalıydı – ki bu sorun değil – hem de çok rüzgarlı – sahilde üşüdük!

İkinci gün Kolibithres’e gittik. Naussa’nın kuzey batısına doğru. Otobüs de varmış, limandan tekne / motor da var, saatler bakımından motor daha sık olduğu için biz bu opsiyonu tercih ettik. Gidiş – dönüş iki kişi 13 eur. Aldığınız biletleri atmayın dönüşte onu gösterip biniyorsunuz.

Kolibithres en rüzgarlı havalarda bile sakin denizi ile meşhurmuş – ama kumlar pek sakin değil! 🙂 – eğer tutturabilirsek kendimize ait mağara – kumsal kombini bile yapabilirmişiz. Yani rüzgar taşların üzerinde turistik dokunuşlar yapmış. Şimdi bu ada turizmle kalkınırken doğa boş mu dursun? Küçük küçük sahiller var gönlünüzce seçmelik, ister şemsiye – şezlong olayına girersiniz, ister kayacıklarda / kumsalda gönlünüzce havlunuzla takılırsınız. Şemsiye – şezlong kişi başı 5 eur. Yeme içme seçenekleri de var gayet makul fiyatlara.

İkinci gün Santa Maria beach’e gittik. Buraya da otobüs var, galiba motor da varmış da otobüs saatleri uygun olunca biz motora hiç bakmadık. Bir de ufak bir not, Parikia’dan gelirken otobüs son durak deyip merkezde bırakıyor, ama otobüs terminali biraz daha ileride.

Santa Maria’da deniz daha dalgalı ama kumlar pek efendi, gayet sakin, hiç şiddet barındırmıyor bünyesinde. Ayrıca denizin rengi bir alex. Burada şezlong-şemsiye kişi başı 6 eur, yine yeme içme mümkün / makul.

Her iki yerde de havlusuyla gelen ücretsiz takılabilir. O zaman kalo banio!

Santa Maria’dan biz 19:00 otobüsüyle dönelim demiştik, bütün sahil de öyle düşünmüş 🙂 Pratik Akdeniz zekası otobüsler kendi aralarında anlaşıp 3’lü teşrif ettiler, biz de rahat rahat döndük 🙂

Son gün feribota giderken de otobüs çok doluydu da bu sefer ikinci otobüs tahsis edildi mi göremedim. Yani bizim gibi toplu taşıma kullanacaksanz Temmuz – Ağustos yoğun aylar, almak istediğiniz adrenalin dozunu ona göre ayarlayın. Tabi adada motor, atv, buggy, araç kiralama opsiyonları mevcut, yollar da düzgün. Konfor rulezz diyelere info.

Naussa’nın aynı zamanda gece hayatı da cıvıl cıvıl, tavernalar, barlar gayet hareketli, sabahın erken saatlerine kadar takılmak mümkün.

Buralara gelmişken ahtapot, kalamar, Greek salad, bira, ouzo olmazsa olmazlar, bir de grappa benzeri lokal bir içki varmış. Souma > yani soğuk gideri var, ben çok bayılmadım ama denemezsem bi yerim şişer mazallah!

IMG_8746

Ay bir de hayrına bol bol lokma döküyorlar … dermişim 🙂 hayrına mı bilinmez de hakkikatten etrafta epey lokmacı vardı. Buralar aynı zamanda galaktobureko da yapıyormuş ki o da laz böreği gibi bir şey. Sevenler için mısır pek ala imiş. Ben normalde doyduğum sürece michelin elegansiya seviyesi beklemediğim için pek restaurant tavsiyesinde bulunmuyorum ama biz Semeli Taverna, Kafeneio Stou Travalou (burasının tabelası galiba sadece Yunan harfleriyle ile idi) ve Ahinos Taverna’da yemek yedik, gayet tavsiye olunur. Ama ben asıl Nonna Crema’yı tavsiye edeceğim. Bir tatlı canavarı olarak ev yapımı dondurmacı; yerel ürünlerle İtalyan reçetelerini kullanarak yapıyorlarmış, mü-kem-mel! In love serisi mekanlardan. Her akşam farklı çeşitler çıkabiliyor yani bir akşam yediğinizin ertesi akşam olacağının garantisi yok. Akşam diyorum çünkü 19:00 (20:00 de olabilir) – 00:00 arası açık 🙂

IMG_8745

Biz yine Pire – Atina üzerinden döndük yine Pire’den Monastiraki yaptık 🙂 orada da Da Vinci var dondurmacı – bence orayı da es geçmeyin.

Tatlı ve Atina’dan bahsetmişken Ermou Caddesinin sonunda – Monastiraki’ye yakın olan kısmında Cookieland var. Hem ürünler pek ala – dondurma dahil; dikkat dondurma porsiyonları aşırı büyük! – hem de garsonlar aşırı sevimli 🙂

IMG_8397

Ben Yunanistan’ı çok seviyorum. Yemekler, misafirperverlik, insanların sıcaklığı – samimiliği ayrıca bütçemle de gayet barışık.

O zaman Agapité Ellada sas doume syntoma*

IMG_8756

*Sevgili Yunanistan en kısa zamanda görüşmek üzere!

Follow my blog with Bloglovin

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s