Alternatif Atina Gezi Rehberi

Havalı başlığımızı attığımıza göre 4.’ye tur bindirmiş Atina seyahatimizin ayrıntılarına başlayabiliriz.

Ne var da ben Atina’ya 4. kez gittim – hatta aslında bir kere de transit geçmişliğim var ama elbet onu saymıyorum.

Ben seviyorum anacım, yemekler, insanlar, rahat ortam. Yine olsa yine giderim ama tabi bir kere gelmiş, ikinciye de bir şekilde kısmet olmuş lakin ne yapacağını kestiremeyenlere bir hayrım da dokunsun isterim 🙂

LUEM4154

Atina’ya gidince Akropol’e gitmeyenleri bir daha ülkeye almıyorlarmış dermişim 🙂 O yüzden tabi ki oralara hiç girmiyorum ama bilet konusuna kısa bir temas edeceğim. Akropol için iki ayrı çeşit bilet kategorisi var, biri 5 adet arkeolojik alanı kapsayan ilk yazımda detaylı anlattığım 30 eur’luk bilet bir de sadece Parthenon, Dionysus’un Tiyatrosu ve Erechteum’u (kadın şeklinde sütunları olan tapınak) kapsayan  10 eur’luk bilet var ki bu biletin kışlık tarifesi. Aynı bilet yaz aylarının yükselen dereceleriyle 20 eur’yu görüyor 🙂 dalga geçmiyorum 01 Kasım – 31 Mart tarihleri arası kış tarifesi 10 eur – Yunanistan kültür bakanlığının ek doğal gaz desteği 🙂 Halbuki yaz derecelerinde Akropolü gezmek daha iddialı ama yine de bu azmi ödüllendirmemeyi uygun görmüş herhalde 🙂 Bu arada 30 eur’luk bilet mevsim değişikliklerinden etkilenmiyor hep ekvatoral tropik 🙂

EYWG1805

Akropol’ün bir de müzesi var eteklerinde gayet modern bir binaya konuşlanmış. Erechteum’un karyetidlerinin (kadın sütunlar) orijinallerinin sergilendiği. İçinde güzel de bir cafe’si var ama biz cafe için Akropol müzesine gelmeden Little Tree Books & Coffee’ye gidiyoruz. İlla Grek hissedeceğim ben derseniz bir frappe içiverin, yok ben sadece kibarlığımdan bir iki içmiştim aslında granül kahve beni açmaz derseniz istediğiniz her türlü kahve mevcut, ayrıca ek lezzetli atıştırmalıkları da tavsiye olunur.

Karyetidler haricinde Akropolis müzesinde ne var derseniz Yunanistan’ın genelinden olan hatta bizde de bol bulunan heykel – çanak – çömlek var. Bu kısım çok ilginç gelmeyebilir.

IMG_0860

Ama üçüncü katında Akropolis’in tapınaklarının sütun başlıkları, heykelleri filan var, orası ilginç. Akropolis nasıl bir yermiş, heykellerin yerleri nerelerdeymiş ne kadar ihtişamlıymış bir fikir veriyor. Bir de lego’dan yapılmış Akropolis maketi var ki pek sevimli.

XCDY6142

Bir de ufak bir not, bizim beyaz sandığımız çoğu mermer heykel aslında renkli imiş, burada renklerini koruyan bir kaç heykel de var – yani renk orijinaline uygun yöntemlerle yeniden uygulanmış da olabilir, renkleri nasıl elde ettiklerine dair filan ayrıntılı anlatımlar vardı – koruma kısmında iddiacı değilim ama örnekler var işte..

İçeride resim çekmek yasak, lego’nunki serbest 🙂 ortam klimalı giriş yaz-kış 5 eur 🙂

OIFF7402

Bir sonraki durağımız (lafın gelişi) ben Yunanistan’a geldim ama Osmanlı ruhuma derinden bağlıyım diyenlerini bağrına basacak Benaki müzemiz. Burası özel girişim bu sebeple mevsim değişimlerinden etkilenmiyor. Giriş 9 eur.

Yalnız Benaki’ler tek değil, yine Antik Yunan ile ilgili olanlarını merak edenler sitesinden bakabilir, benim bahsedeceğim Türk – İslam Eserleri müzesi olan. Bu müze Antonis Benakis tarafından babasının ruhuna kurulmuş, sanırım asıl müzenin binası (Yunan Eserleri olan) aileye bir ait evmiş.

Bir de bu müzelerin miliyetçiliğe odaklanmak yerine yabancı kültürlerin Yunan kültürüne katkılarını da sergileme misyonu varmış ki müzecilik olarak farklı bir bakış olarak yorumlanıyor. Bence de öyle kültür hepimizi etkileyen bir şey üzerinden miliyetçilik yapmak anlamsız.

Konumuza dönelim içeride bol bol İran – Orta Asya – Mezopotamya – Osmanlı eseri var. Malum İznik çinilerinin çoğu yurt dışında, sağ olsunlar güzel güzel sahip çıkıyorlar, burada da bol var.

BMGF3694

Burası Sarri’ye çok yakın. Sarri de Atina’nın Karaköy’ü. Hipster gençliğin eksik kalması zinhar skandal bölge. Çok tatlı cafe’ler, bar’lar, taverna’lar var etrafta.

Ayrıca konaklama tavsiyemiz de buradan geliyor.  Atina City Circus Hostel . Yatakhanesi de var, özel odaları da. Dekoru çok güzel, çalışanlar pek sevimli, ayrıca da hostel olduğu için fiyatlar da tabi ki benim bütçem için gayet ekonomik.

NLAB6922

Fiyata kahvaltı dahil değil ama hemen yanında (içeriden de giriş var) çok hip bir restaurant var, ve standart Avrupa kahvaltısı 5 eur. Standart nedir efenim diyenlere; yumurta, peynir, sınırsız kahve, çay, meyve suyu, yoğurt, bal, reçel, ekmek, müsli, meyve. Bu restoranın adı Zampano. Klasik yunan yemeklerini modern bir yorumla sunuyormuş. Ayhan Sicimoğlu’nun bir Atina programına da çıkmışlığı var. Eksik kalma – kalmama durumunuzu ona göre ayarlayın 🙂

IPQM0511

Bu vesile ile de restoran / taverna tavsiyelerimize başlayalım. Sirri’de bizim iki kere gittiğimiz yine olsa yine gideceğimiz Nikitas Taverna – kanımca aile işletmesi – tamamen kendi intibam 🙂 günlük yemekler var, bir de ayrıca set menü. Her şey çok lezzetli. Servis Yunan hizmet sektörünü bozacak hızda – yani bildiğin hızlı – bunun dışında bir yerde hızlı servis beklemeyin anancım, fiyatlar da gayet uygun. Hoş Yunanistan’da genel olarak fiyatlar uygun. Dışarıdaki masaların reytingi çok yüksek, ama ben doymak istiyorum piyasadan eksik kalabilirim zira açken ben ben değilim diyorsanız içeride de yemekler aynı lezzette 🙂

XKSJ4706.jpg

Diğer bir restoran tavsiyemiz de Monastriki meydanından. Burası bloglarda da sık sık geçiyor; Bairaktaris Taverna. Burada Türkçe konuşmak, sipariş vermek mümkün. Biz Niko abiye denk geldik, kendisi Yeşilköy’lüymüş. Sağolsun bize hem yardımcı oldu hem de ikramlarda bulundu 🙂 Ayrıca hayatımda yediğim en güzel kalamar buradaydı.

IJOF8374

Bir de genel tavsiye Yunanistan’da mutlaka patates kızartması yiyin. Ben çocukken bile sevmezdim yani o kadar uzağım kendisine ama burada gerçekten bir alex! Daha beyaz bir patates sanırım bizimkine göre ama bundan fazla ayrıntı beni aşar, aynı patates Kıbrıs’ta da var merak edenler için.

WMRX0737

Bu kadar şehir içi gezisi yaptığımıza göre biraz dışarılara çıkabiliriz artık. İlk yazımda gençlik hatası bir günde 3 Yunan adası vaadine kapıldığımızı anlatmıştım. Bu sefer bilinçlenmiş turistiz 🙂 Bir günde bir Yunan adası kafi efenim 🙂 Yine aynı yazıda 2/3 isabet oranından bahsetmiştim, deniz şartları nedeniyle Poros başka bahara artık yazarak… kalbim çok temizmiş 😀

Atina’ya yakın 4 tane popüler ada var, ada çok da popüler sıfatları bu adalara uygun görülmüş yine siz gönlünüzce takılın elbet başka ada isterseniz. En yakını Aegina, genelde oteller, feribot acentaları turist gördü mü oraya yönlendiriyor, orası da güzel ada, hatta antep fıstığı da meşhur, bir de günde onbeş bin sefer var, 1 saatte rahat rahat gidip gelebilirsiniz. En ucuz bilet opsiyonu burası.

FLKC5467.jpg

Poros, Hydra ve Spetsis  de diğer adalar. Biletlere http://www.viva.gr den bakıyoruz sonra Pire liman’a gidip alıyoruz. Pire liman ayrıntıları için sizi Paros yazımıza alalım. Ama kısa bilgi 7 ve 8 No’lu terminaller metro çıkışına yakın olan bir nevi ana terminal gibi olanlar. Bluestar ferries, Hellenic Seaways vs en bilinen feribot şirketleri. Bir sürü de acenta var. Biz gözümüze kestirdiğimiz birine daldık, süper satışcı bir abla başında bir dolu kalabalığa rağmen bizi havada kaptı biletleri kesti, verdi. Totalde iki dakika bile sürmedi ki hangi terminalden bineceğimize kadar her ayrıntıyı da anlattı … bravo walla 🙂 biz tabi önden çalıştığımız için fazla şaşırmadık gelişmeleri izlerken ama bodoslama giriş yapan bünyeleri bu hız bir dumur edebilir, onun için bence siz de önceden viva nın sitesine bakıp seferlerinize karar verin.

IMG_0891.JPG

Poros Atina’ya en yakın ikinci ada. Feribot’la 1 saat 10 dakika sürüyor. Mart ayında günde karşılıklı üç sefer vardı. Fiyatları ve saatler için viva’nın sitesine bakabilirsiniz, link 3 satır üstte 🙂

EVNM8107.jpg

Kalp şeklinde sevimli bir ada. Tek ulaşım feribotla da değil, araba ile Galata’ya kadar gelip 5 dk’da arabalı vapurla adaya geçmek mümkün. Diğer adalara kıyasla epey de yeşil bir ada.

QDXE5404.jpg

Görüp gezmelik bir saat kulesi varmış, bunun dışında yeme-içme, hediyelik ıvır-kıvır eşyacılar ve mevsiminde girmelik bol güzel plajlar var.

GMXP5690.jpg

Bu saydığım adaların hepsi Saronik adaları diye geçiyor, körfezden dolayı ve buraların meşhur bir kurabiyesi var, içi badem ezmeli dışı un kurabiyesine benzer, hatta içinde bir gül aroması da varmış. Ben gül suyu konseptine sempatik bakmasam da beğendim, tavsiye ederim hazır gelmişken deneyin.

JALP5106.jpg

Yeme – içme konusuna tekrar girmişken Valente Pastanesi (denedik pek memnun kaldık, yalnız yukarıda bahsettiğim kurabiye burada yapılmıyor), 46 çeşit dondurmasıyla Gelateria Italiana (bizim ziyaretimizden bir hafta sonra sezonu açacağı için deneyemedik) meşhur mekanlarıymış. Biz Th Vessala’da dondurma yedik kesinlikle bir alex’ti hatta hayatımda yediğim en iyi dondurmalardan diyebilirim. Gayet aile işletmesi gibi duruyordu ve sahipleri de pek sevimli, ayrıca saronik kurabiyelerini de buradan aldık.

Bunun dışında Gia Mas Taverna’da deniz mahsulü yedik. Servis yavaş tabi, kötü değil, vasattı diyebilirim. Yani bence siz şansınızı başka mekanlarda da deneyebilirsiniz.

MZDY2183.jpg

Plajlar konusunda gidip görmediğim için bir şey deyemeyeceğim ama herkesin yazdığı Love Beach, Russian Beach sanırım popüler olan plajlar.

Atina’ya tekrar döndükten sonra sana son kez tepeden baktım aziz Atina demek isterseniz Lycabettus Tepesi mevcut. Burası Atina standartlarına göre epey dik bir yokuş. Varım ben demeyenler için füniküler varmış. Biz yedi tepe İstanbul’umdan antremanlı çıktık arada ufak molalar vererek. Atina aslında tepeden gece kondu kenti gibi ama tepeden tüm şehir gözüküyor şehir manzarası sevenler için. Yukarıda bir kule, bir de mum dikmelik kilise mevcut, bir de şehir manzarası eşliğinde bir şeyler içmelik cafe.

Şimdi gelelim günün en yazmasam olmaz gereksiz bilgilerine; seyahat etmek bir tutku ama granül kahveye talim etmek zorunda mıyım kardeşim sorunsalına One fresh cup derman oluyor. Kendinden filtreli tek kullanımlık nitelikli kahveler. Ben bir çok çeşit kahvesini denedim kesinlikle çok başarılı.

Roloi yunanca saat kulesi demekmiş. Rodos yazımda oradaki saat kulesinden bahsederken sanki adıymış gibi Roloi saat kulesi yazmıştım meğer adı yokmuş 🙂 tam bildiğin boş info ama ben Yunanca’da epey bir ilerleme kaydediyorum gibi 🙂

OPRY6947.jpg

Son boş infomuz da Atina metrosuna ait. Eskiden biletlerin sadece üzerine tarih atan makineler vardı, artık onlar da bizim gibi biletsiz geçiş yok yöntemine geçiyorlar. Biz oradayken makineler alınıp monte edilmiş ama henüz çalışmıyordu lakin kontrolleri sıklaştırmışlar biz mesela hava alanı – şehir merkezi treninde bilet kontrolüne denk geldik. Ben biletli yolculuk etmeyi seviyorum ama adrenalin almak isteyenler ona göre kendini ayarlasın 🙂

4 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Elif dedi ki:

    Hadi bırak artık Atina’yı daha aşağılara gel İyonya’ya ve adalarına

    Beğen

    1. basakebcim dedi ki:

      Hahaha inşallah Elifcim 😘

      Beğen

  2. Hazır Akropol’e gitmişken Plaka’da, Anafiotika’da da bir durup, begonvillerin arasında ouzo-meze yapmışsınızdır diye düşünüyorum 🙂 Klavyenize sağlık, bana da Atina yazım için ilham oldu 🙂

    Beğen

    1. basakebcim dedi ki:

      Beğenmenize sevindim ☺️ Çok teşekkürler 🙆🏻

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s