Kendi Küçük İsmi Büyük Meis Adası Gezi Rehberi

Kaş’a gelmişken Meis de yapalım oluyor da Meis’e gidecekken bir günlük Kaş yapmayalım mı? Yapalım da konumuz o değil! Kaş’ın konumuza dahil olma sebebi tabi ki Meis’e tek ulaşım olmamakla beraber en kısa ulaşım şekli olması. Bu konuya detaylı bir şekilde aşağılarda bir yerde değineceğim. O zaman başlasın 4 günlük Meis gezisi notları…

Yazı ile uğraşmak istemeyenler için Meis Vlog’u hizmetimiz de mevcut 🙂

IMG_4187[1].JPG

Yunanistan’ın en doğusu olup da kendimizi Yunanistan’ın kalbinde hissettiren bir avuçtan biraz büyükçe bir Yunan adacığı imiş Meis. Kastellorizo, Megisti, Meis ve Kızılhisar olmak üzere isimler dörtlenmiş yani 12 km2’den küçük bir ada için metrekareye düşen isim sayısı hayli fazla. Yunanca Megisti en büyük demekmiş, elbette 20 numara hipermetrop biri tarafından verilmemiş bu isim. Kekova adacıklarının da dahil olduğu kayalıkların en büyüğü olmasından dolayı verilmiş. O kadar büyük oniki adanın içinde en azından isimle günü kurtarıp da aşağılık komplekslerine gark olmasın diye … kanımca 🙂 Sonra İtalyanlar bakıp yine de biz Kastellorizo diyelim demişler … neden? Rivayet muhtelif; işte Sen Jan (Knight’s Hospitaller yazınca şimdi daha havalı geliyor kulağa kabul etmek lazım) şövalyelerinin yaptığı Burçların olduğu toprak kızıla çalıyormuş da kastello zaten kale demekmiş de filan ama kimse wallah böyledir diyemiyor.

IMG_4359[1]
mevzu bahis kaleden görünüm
Aşağı yukarı buna yakın bir durum zaten de hava 35 derece şimdi tadımız kaçmasın daha deşerek konuları havası hakim. Türkler eskiden isim ne bulursa onu kullanan bir kavim olaraktan Megisti’den bozma Meis ve Kastellorizo’dan devşirme Kızılhisar uygun bulmuşlar. İsim konusunu olabildiğince aydınlığa kavuşturduğumuza göre ulaşıma geçebiliriz.

IMG_4108[1]

Türkiye’den en yakın ulaşım Kaş’tan da Kaş’a ulaşım biraz meşakatli. Biz Dalaman hava limanından otelin ayarladığı transfer ile Kaş’a geldik. Süre yaklaşık 2,5 saat kadar, bu rahat hizmetin bütçemizde açacağı delik de 200 TL kadar. Kaş’tan Meis’e giden iki firma var; biri Meis express diğeri Kahramanlar. İkisinin de internet sitesinden önceden bilet alınabiliyor. Biz Meis express’i tercih ettik, biletleri de önceden internetten aldık. Kaş’a vardığımızda pasaportları ofislerine bıraktık (gümrük işlemleri için pasaportların bir gün önceden bırakılması gerekiyor). Ertesi sabah saat 10:00’da tekneye binmeden gümrük polisi isimleri okuyup pasaporttaki resime benzeyip benzemediğimizi kontrol ederekten çıkış damgası vurulmuş pasaportları teslim ediyor. Yolculuk 20 dakika kadar sürüyor sonra Meis’te de önce sahil güvenlik (bu kısım çok kısa sürüyor) sonra da gümrük pasaportları kontrol ediyor. Eskiden pasaportları hiç teslim etmeden acente Türkiye’de dönüşte sahiplerine teslim edermiş artık öyle değil. Meis’e gitmek için Schengen vizesi gerekli ve kapı vizesinin alınabildiği adalardan. Ama mümkünse siz kapı vizesi almayın anacım! Hem verene hem alana eziyet… o sıcakta bekle bekle … bizim schengen vizemiz vardı ama kapıcıların işlemler uzun sürdüğü için onların az biraz kurbanı olduk. Tabi Akdeniz pratikliği kapı vizeleri yükleme aşamasındayken araya alıveriyor doktor bey sağolsun.

IMG_4066[1]

Türkiye haricinde Rodos’tan Bluestar ferries haftanın bir kaç günü sefer yapıyor ve de Olympic airways de Atina’dan uçuyor. Evet ada 12 km2 bile değil ama hava limanı var ve adanın tek düzgün yolu da hava alanı yolu imiş. Biz düzgün olmayan yollarından da memnun kaldık bu arada.

IMG_4326[1]

Eğer günü birlik Meis yapmak isterseniz, tekneler 16:00’da yolcuları toplayıp 16:30’da hareket ediyor. Ama bir de adanın akşamını görmek isterseniz 18:00 – 23:00 arası ek sefer var yaz boyunca ve ufak bir fark ödeyerek sabah 10:00’da gidip 23:00’de dönebiliyorsunuz.

IMG_4207[1]

Biz 3 gece Alexandra’s Pension ‘da kaldık. Ev sahibi çok sevimli. Odalar klimalı, internet gayet güzel çalışıyor ve odada kahvaltı etmek isterseniz bir mini buz dolabı (kendi aldığınız ürünleri koymak için), çatal – bıçak – tabak – bardak ve balkonda mini masa ve sandalyeler mevcut. Ayrıca geleneksel mimari ve de çok temiz. Şimdi çok merkezi filan diycem ama zaten ada küçücük başından sonuna yürümek salınma hızında şartları zorlayarak 20 dakika sürüyor onun için merkezilik pek elzem bir konu değil.

IMG_4128[1]

Hemen yanında bir (hatta iki idi galiba) süper market (ler), bir fırın ve taksi durağı mevcut. Taksi durağı dediysem tabi tek taksili durak ki o taksi adanın tek taksisi. Deniz görmüyor, dağ manzaralı. Biz çok memnun kaldık herkeslere tavsiye ederiz.

IMG_4070[1]
pansiyonumuzdan manzaramız
Adada yapılacak aktivitelere gelince önce kendi yapmadıklarımdan başlayayım kültür merakiyeleri için. İki tane müze var şimdi Allah için birbirine de çok yakın sıcakta yormaz sizi. Biri Osmanlı zamanından kalma cami (galiba etnografya müzesi) diğeri de biraz yukarısındaki arkeoloji müzesi.

 

Cami – müze her zaman açık olmayabiliyormuş, arkeoloji hakkında hiç bir fikrim yok…Biz herkesler gibi önce Mavi Mağaraya gittik, sonra daha az kimselerin yaptığı gibi tepedeki kaleye çıktık. Tepedeki kaleye çıkmak için saat 19:00’dan sonrası daha mantıklı çünkü güzel bir esinti başlıyor hem de güneş batmadığı için enfes manzara ayaklarınızın altında oluyor.

IMG_4373[1]

Mavi Mağaraya ulaşım deniz taksilerle. Ben çoğu blogda ve arkadaşlarımdan Türkiye’den gelen tekneden iner inmez hoşgeldin komşi diye karşılayan Kostas amcanın hikayelerini görüp dinlemiştim. Kendisi o andaki haleti ruhiyesine göre fiyat veriyormuş iki kişi mavi mağara ve hemen akabinde olmazsa olmaz Aya Yorgi plaji 30-35 eur civarı. Ama Türkiye’den geldiğimiz tekneden aldığımız bilgi bu işin olurunun iki kişi 20 eur olduğu idi. Ben de öyle olunca gözüme kestirdiğim bir abladan fiyat aldım ki kendisi de pek sevimli idi. Kaptanımız Antonis eğer bizden başka giden olmazsa toplam 25 eur – ki genelde oluyor – eğer iki üç kişi daha aramıza katılırsa kişi başı 10 eur’ya hem mavi mağara hem de aya yorgi plajına götürüyor.

IMG_4157[1]

Kendisini herkeslere tavsiye ederiz. Tam yılların tuzunu yutmuş bir deniz kurdu 😉 Mavi mağaraya giriş – su seviyesi yüksekliği hakkında rivayet muhtelif; bize 13:00 civarı olur bu iş deyip önce Aya Yorgi’ye bıraktı Antonis amca sonra söylediği saatte gelip mağaraya götürdü. Mağaranın giriş kısmı dar ve su yüksekse giriş mümkün değil ama bizim şansımıza uygun bir yükseklikteymiş, hepimizi botun yüzeyine yapıştırıp soktu. Mağaranın içi çok güzel, kesinlikle oraya kadar gelmişken görün bence. Karanlık veya küçük değil, o küçücük girişten içeri giren ışık çok güzel bir renk veriyor mağaraya yani klostrofobik bir durum söz konusu değil.

IMG_4177[1]
kaptanımız Antonis
Meis’te kumsal plajlar yok, kayalıklardan denize atlayarak veya merdivenle giriliyor. Zaten derin su limanı olması Osmanlı dönemlerinde kendisine büyük zenginlik sağlamış. O zenginlikten günümüzde pek eser kalmasa da turizm adayı canlı tutuyor. Aya Yorgi haricinde limanda denize girmek isterseniz caminin oradan giriliyor. Şezlong ücreti yok, bir bar restoran var, ne yiyip içerseniz onu ödüyorsunuz. Aya Yorgi (St. George) gidiş – geliş kişi başı 5 eur (kendisi küçük bir adacık), şezlong ücreti bazen var bazen yok galiba bizden iki gün ücret almadılar, bir gün aldılar. Almaya karar verirlerse 3 eur. Bir tavernası var işletmecisinin eşi de Türk. Menü de Türkçe, bu da zaten Meis’te genele yayılmış bir hizmet.

IMG_4188[1]

Yeme – içme konusundan devam edecek olursak biz Billy’s – her yerde pek ala olarak geçiyor, Old Story (burası deniz ürünleri hariç geleneksel Yunan tencere yemekleri de yapıyor) ve Alexandra’s denedik. Ben en çok Alexandra’s ı beğendim. Sağanda karides’i bir alex’di. Ama genel olarak yediğimiz tüm kalamar, greek salad, patates kızartmaları ve dolmades’lerden memnun kaldık. Bu arada yukarıda adı geçen Kostas amcanın oğlunun da bir lokantası var ve gidenler oradan da memnun kalmış, isim hatırlamıyorum ama Kostas amcanın botu lokantanın önünde duruyor.

IMG_4535[1]

Biz yosunlu diye Mandraki plajına gitmedik, burası da adanın tek kumsalımsı sahilinin olduğu yermiş, eğer merak eden olursa haber etmiş olayım.

IMG_4220[1]
Burası da Aya Yorgi
Biz Kaş’ta bir gece kaldık. Talay pansiyon da konakladık, sağ olsunlar Dalaman transferini de onlar ayarlardı. Sahipleri de çok sevimli idi. Kaş’ın merkezinde, Derya beach’in hemen üzerinde. Ayrıca terasında kahvaltı pek şahane orayı da yine herkeslere tavsiye ederiz.

IMG_4436[1]

P.S. 12 ada tanımlaması adalar 12 tane olduğu için değil bu adaları yöneten kurulun (diyelim) 12 üyesinden ötürü imiş. Çok detaylı bilmiyorum ama Osmanlı zamanında bu adalar yarı özerk muhtariyet gibi yönetilmiş ve Osmanlı’nın onay verdiği ileri gelen 12 aileden oluşan komisyon gibi bir oluşum varmış.

 

en gereksiz P.S. gark olmak gömülmek demek ki bu da bu yazının TDK hizmeti olsun..

IMG_4468[1]

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s