Günü Birlik Juliet Taciz Etmelik Verona Gezi Rehberi

Verona’nın ekonomisi Romeo’nun Juliet’ini taciz etmek üzerinden dönüyor gibi bir intiba var. Yani en azında bende öyle oluştu. O zaman bakalım Verona Juliet’siz bize neler sunuyormuş.

Verona Ulaşım

Verona’nın kendi havalimanı varmış, şimdi kim neden hangi havayoluyla uçuyor hiç araştırmadım o bakımdan bu kısmı ok deyip geçiyorum. Biz Venedik’ten trenle geldik. Benim anladığım kadarı ile Trenitalia’nın (İtalya TCDD’si) hızlı, yavaş ve daha yavaş tren seçenekleri var. Biz fiyatı daha uygun olduğu için sabah Venedik Santa Lucia tren istasyonundan en yavaş tren ile Verona’ya gittik, bu ekonominin zamanımızdan aldığı süre iki buçuk saat kadardı. Her hangi bir şekilde özlü sözlere konu olan mekanlara yetişme derdimiz olmadığından bizde bir sorun yaratmadı. Dönüş yolunda şansımıza en uygun bilet (orta) yavaş tren çıktı, o da hedef Venedik’e bir buçuk saatte ulaştı.

Verona Gezilecek Yerler

Trenden inince doğru eski şehire yol aldık. Sanırım yürüyerek 15 dakika kadar sürdü. Yol keyifli, yürümeye müsait, yolun üzerinde her Avrupa şehrinin olmazsa olmazı bir İstanbul döner dükkanı var 🙂

Verona’nın gezilecek bir sürü başka yeri vardır ama ben günü birlik soft bir turda nereleri gezdik onları anlatacağım.

Eski şehire varınca ilk Eski Kale’ye gittik. Buranın derinliklerine inmek ya da belki duruma göre tepelerine çıkmak istersek bir giriş ücreti mevcut, biz sadece bahçesinden bir bakıp çıktık.

Oradan Kolezyumun Verona şubesi Arena di Verona’ya gittik. Buranın da 7 ya da 8 eur gibi tam erişkinliğe ulaşmış birey ücreti vardı. Neden bilmiyorum ama bende bu tür arenalar 2008’de bir bayramda yaptığımız Manavgat – Edirne hattı gezimiz sırasında gördüğüm Aspendos sempatisini yaratmıyor. Yılını özellikle yazdım çünkü insan geçmişi daha matah bir şeymiş gibi hatırlama eğiliminde olabiliyor, yani olay benim hayal gücümle fazlasıyla beslenmiş olabilir 🙂 Neyse sonuç burayı da Aspendos kadar olmasa da beğendim. Gülşen’le bana tırmanmaya yer olsun hiç sekmeyiz 🙂

Burada bol basamak indik, çıktık, arenanın ortasında garip tepişip, enteresan pozlar veren insanları izleyip güldük, tepeden aşağıda bir sürü resim çektik, o zaman buranın hakkını vermiş sayılırız, Verona ekonomisinin can damarı Juliet’in balkonuna yol alabiliriz.

Arena eski şehrin merkezinde, oradan da Juliet’in evine tabelalar var. Yani çok rahat bulabilirsiniz. Juliet’in evinin de bir girip ücreti varmış, ama evde kayda değer bir şey yokmuş. illa eve giresiniz varsa ve evin ikincil olayı balkonda resim çektirmek istiyorsanız yanınızda bulunanlarla sıralı anlaşarak yapın ki biri dışarıdan resminizi çekebilsin 😀

Bu evin birincil olayı Juliet’in (galiba) sağ memesini ovalamak. Bu eylemi başarı ile ifa ettiğinizde aşkta kazanan siz oluyormuşsunuz. Şimdi benim sağım solum sağ ve diğer sağ ya da sol ve diğer sol şeklinde olduğu için siz girdiğiniz sırada sizden öncekileri izleyip onların yaptıklarını yapın. Zaten bir meme de diğer memeden fazla ovalanmaktan daha parlak. O da size bir ipucu verir.

Bu işlemi de listemizden check’lediysek Verona’nın İtalya şehir planlamacılığından payına düşen meydanı Piazza Delle Erbe’ye gidebiliriz.

Bunun için Juliet’in evinden çıkıp sağa doğru yürümemiz yeterli (bu sağ gerçek sağ 🙂 ) Geleni geçeni şöyle bir izledik, çeşme resimlerini filan çektik, ortada bulunan incik boncuk tezgahlarını teftiş ettik, o zaman meydanın hemen yanı başında bulunan Torre die Lamberti’ye yollanabiliriz. Burası da şehri tepeden geniş açı görebileceğimiz şehir kulemiz. Biz buranın da sadece bahçesini gezdik çünkü varış zamanımız itibariyle kule girişi kapanmıştı. Bir de bahçenin zemini kaygan yağışlı havalarda girerken – çıkarken eğimde dikkatli olun etrafta kayan ve düşen gördük. Bu kulenin de bir giriş ücreti var ve ben yine girmediğim için bilmiyorum. Siz bir bilenden öğrenirsiniz artık.

Venedik rehberimde yeme içme olayları hakkında kararsız kaldım dedimdi hala aynı kararsızlığım devam etmekte. Burası Venedik’in az ötesi yani hala pizza – makarna bölgesi değil. Yakınında halamın pek sevdiği bir göl olsa da (Garda) çok sulak arazi mahsül bölgesi de değil ama burası İtalya ve kesin sizi memnun edecek, kendilerini o konuda en iyi olduklarına inandıkları bir takım yemekleri vardır. Cümlenin gelişinden de anladığınıza göre biz bu konu ile hiç ilgilenmedik 😀

Biz Piazza Bra’da (Arena’nın olduğu meydan) Caffe’ Wallner’de çay / kahve – tatlı yaptık. Ortam çok sevimli idi, çalışanlar da gayet sempatikti, Venedik’ten sonra bizi hayli mutlu etti. Akşam trene dönerken de herkesin çeşitli soslarla patates kızartması yediği bir yerden patates yedik. Biz bir adet en küçük boy patates alıp trene giderken atıştırmayı planlayıp gözümüze güzel gözüken bir yerde akşam yemeği planlamıştık, ama küçük boy patatesin sadece adı küçük çıkınca iki kişi bir patateslen doyduk, öyle olunca da tren garında beklerden bir capuccino içip yeme içme olayını kapattık.

Biz Verona’yı sevdik, kendisi zengin bir şehir izlenimi veriyor, ortamdaki zenginlik de çevre ve binalara bakım olarak yansımış. Yine Venedik’ten sonra bu bakımlı hal bizim hoşumuza gitti 🙂

P.S. 1 Verona ekonomisi tabi ki Juliet’in balkonu üzerinden dönmüyordur, ama onlar o işin kaymağını yiyorlar ben de o intibayı yaratmayı uygun buldum 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s